Mozaik nedir? Nasıl yapılır

En özel sanatlardan biri olan ve yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda ülkemizde de çok özellerine rastlanılan mozaik nedir, nasıl yapılır? Ülkemizdeki mozaik müzeleri…

Küçük, renkli parçaların yan yana yapıştırılmasıyla elde edilen resimlere mozaik denir. Bu parçalar genelde cam, renkli taş, kiremit gibi malzemelerden meydana gelir.

Mozaik taşları, taşın gövdesi ve üstündeki sır olmak üzere iki ayrı kısımdan meydana gelir. Üstündeki sır, parlak ve zamana dayanmasını sağlayacak kısımdır ama bazı mozaiklerin parlak sırları yıllara dayanamamıştır. Eski mozaiklerin yıpranmasının bir sebebi de yapıştırma yoluyla resme yerleştirilmiş olan parçaların yapıştırıcı madde bozulunca kopup dökülmesi.

Mozaik taşları genelde kaolin, kil gibi maddelerin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi ve üzerlerine silisyumlu bir sır tabakası eklenmesiyle elde edilir. Bu renkli parçacıkların yan yana dizilip yapıştırılmasından da mozaik resmi ortaya çıkar. Bunun için iki usul kullanılmıştır. Biri, mozaiklerin doğrudan doğruya duvara, yere, önce yapıştırıcı madde sürülerek teker teker konulup işlenmesidir. Buna doğrudan doğruya “mozaik işlemek” denir. Bu daha çok sanat eserlerinde kullanılan bir usul olmakla birlikte çok emek ister. İkinci usulde ise mozaik taşları önce ya bir kartona, ya da kalınca bir kağıda tersinden dizilip yapıştırılır. Sonra blok halinde asıl yerine yapıştırılarak sabitlenir. Islatılan kağıt, sabitlenen mozaik yüzeyinden ayrılır. Bu daha çok yapı işlerinde kullanılan pratik bir usuldür.

Tarihte Mozaik

mozaik-2_060515Mozaik sanatının kökleri Romalılar’a dayanır. Romalılar yapıların döşemelerini, duvarlarını, hatta kubbelerini geometrik kesilmiş renkli mermer taşlarından oluşan mozaikle kaplarlardı. İlk zamanlar, yalnızca renkli mermerler kullanılırken sonradan kiremit parçaları, renkli camlar da kullanıldı. Roma devrinden bugüne kalan en önemli mozaik, Pompei’deki Fauna villasında bulunan “Issus Savaşı” sahnesidir.

Mozaik sanatının en güzel örnekleri Hıristiyanlık’ın ortaya çıkmasıyla verilmeye başlandı. Dini sahneler, kilise duvarlarına mozaik usuluyle resmedildi. Bunun en güzel örneklerinin ilki, Roma’daki San Pietro Kilisesi’nde bulunuyor. İmparator Konstantius zamanında da İstanbul’daki, Kudüs’teki kiliseler mozaiklerle süslenmiştir. İstanbul’daki Ayasofya, Kariye gibi sonradan cami ve müze haline getirilen kiliselerde dünyanın en güzel mozaikleri vardı.

Şehir Müslümanlar’ın eline geçip de bu kiliseler camiye dönüştürülünce, bir resme bakarak namaz kılmak günah sayıldığı için mozaikler kalın bir sıvayla kapatıldı. Böylece, Bizans mozaikleri bu şekilde günümüze kadar korundu. Son yılllarda yapılan çalışmalarla sıva tabakaları kaldırıldı ve altındaki müthiş mozaikler gün yüzüne çıktı.

Öte yandan bütün batı Anadolu kıyılarındaki eski Roma şehirlerinde ev döşemelerinin mozaikli olduğunu gösteren kalıntılara da bugün rastlanmaktadır. Birkaç metre toprak altında, olduğu gibi duran bu mozaik döşemeler zaman zaman araştırmacılar tarafından ortaya çıkarılıyor.

Mozaik sanatının gerilemesine ev ve saray döşemelerinin daha ucuza mal olan daha iri taşlar ve mermerlerle döşenmesi sebep oldu. Rönesans, mozaik sanatını yeniden canlandırdı, Venedik’te bir mozaikçilik okulu kuruldu. Papa VIII. Clementi, sanatın en ünlü ustalarını Roma’ya topladı. San Pietro Kilisesi’nin kubbesini onlara süsletti.

Dünyada mozaik eserlerinin en güzelleri kuzey İtalya Ravena’daki kilisede, Sicilya’daki Palermo Kilisesi’nde ve Palermo yakınlarındaki Monreale Kilisesi’nde rastlanır.

Türkiye’deki Mozaik Müzeleri

mozaik-3_060515Büyük Saray Mozaikleri Müzesi
İstanbul Sultanahmet Meydanı’nındaki Arasta Pazar’da yer alan mozaik müzesinin binası, üzerine Sultanahmet Camii Çarşısı’nın yapıldığı Büyük Saray’ın (Bukaleon Sarayı) tabanı mozaiklerle kaplanmış olan peristil (ortası açık sütunlu avlu) bölümünün kalıntıları üzerine inşa edilmiştir. Peristilin diğer bölümlerine ait mozaikler de bulundukları yerden müze binasına getirilmiştir.

1953 yılında İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne bağlı olarak açılan Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, 1979 yılında Ayasofya Müzesi’ne bağlandı. 1982′de Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Avusturya Bilimler Akademisi arasında yapılan bir antlaşmayla gerçekleşen son restorasyonun 1987′de bitmesiyle, müze bugünkü halini aldı.

Gaziantep Arkeoloji Müzesi
Gaziantep Arkeoloji Müzesi, 1944 yılında cumhuriyet döneminin ilk arkeologlarından Sabahat Göğüş tarafından kurulmuştur. Başlangıçta Nuri Mehmet Paşa Camii’nde hizmet veren müze, 1969 yılında küçük bir kent müzesi niteliğindeki binasına taşınmıştır; 2005 yılında ise ek binası hizmete girmiştir. Ek binasında büyük kısmı Zeugma antik kentinden çıkarılan mozaik panolar, heykeller, steller sergilenmektedir. Müzenin içindeki etnografya bölümü, Hasan Süzer Etnografya Müzesi’ne taşınmıştır. Gaziantep Arkeoloji Müzesi 2011 yılında, 1700 metrekarelik mozaik ile Dünya’nın en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşıyan Zeugma Mozaik Müzesi’ne taşınmıştır.

Gaziantep ili ve çevresinde bulunan arkeolojik eserlerin sergilendiği müzede 2005 yılından beri, Zeugma antik şehrinde bulunan villalardan çıkartılan mozaikler sergilenmektedir.

Hatay Arkeoloji Müzesi
mozaik-1_060515İlk olarak Asi Nehri kenarındaki Antakya Cumhuriyet Alanı’nda yer alan ve aktif olduğu dönemde dünyanın en büyük üçüncü mozaik müzesi olan Hatay Arkeoloji Müzesi, önemli bir mozaik eser koleksiyonuna sahipti. Müzede Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait olan ve çoğunluğu 1932-1939 yılları arasında yapılan kazı çalışmaları sonucu Harbiye, Antakya, Atçana, Seleukia Pieria ile İskenderun’da bulunmuş eserler sergilenmekteydi. Hatay Arkeoloji Müzesi koleksiyonu sekiz sergi salonu ve bahçesinde sergilenmekteydi. Eserler bulunduğu mekanlara uygun olarak düzenlenmişti.

İnşaat çalışmaları, 1932 yılında Antakya ve çevresinde başlayan kazı çalışmalarından esinlenerek ve de Fransız arkeolog M. Prost’un tavsiyesi üzerine başlatılan müze binası 1938 yılında tamamlandı. Müze, 23 Temmuz 1948 tarihinde hizmete açıldı. 1975 yılında bir revizyondan geçti.

Yapımına 2011 yılında başlanan yeni müze; toplam 32.754 metrekare kapalı alan, 10.700 metrekare sergi alanı ve 3500 metrekare sergilenen mozaikle dünyanın en büyük mozaik müzesi olacak şekilde inşa edilmiştir. Yeni müze binası 28 Aralık 2014 tarihinde düzenlenen resmi törenle dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından açılmıştır.

4 Mayıs 2015 tarihinde basında yer alan haberlerde taşıma sırasında yapılan restorasyonlarda büyük hatalar ve kayıplar olduğu iddia edilmiştir. Bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada müzede devam eden restorasyonlar tamamen iptal edildiği ve inceleme komisyonu kurulduğu açıklanmıştır.

mozaik-4_060515Misis Mozaik Müzesi
Misis Mozaik Müzesi, Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Misis Beldesi’nde, 1959 yılından beri faaliyette olan ve içinde Misis Antik Kenti’nden kalma 4. yüzyıl sonlarına ait bir tapınağın zemin mozaiklerinin sergilendiği müzedir. Adana Arkeoloji Müzesi’ne bağlı olan müze, Adana’ya 26 kilometre uzaklıktadır.

Misis Antik kenti sınırları içerisinde yer alan bazilikaya ait zemin mozaikleri 1956 yılında Misis Höyüğü’nde kazı yapan Alman arkeoloji heyetinden Prof. Dr. H. Theodor Bossert ile Dr. Ludwig Budde tarafından ortaya çıkarılmıştır. Müze höyükten çıkarılan mozaikleri korumak amacıyla kurulmuştur. Bizans devrine ait mozaiklerde Nuh’un tufan esnasında gemisine aldığı hayvanlar betimlenmiştir. Mozaiğin tam ortasında bir masa veya sehpa şeklinde yapılmış bir kümes ve etrafında Nuh Peygamber’in tufanda gemisine aldığı 23 adet kuş ve kümes hayvanları, bu grubun etrafında ise vahşi ve evcil hayvanlar yer almaktadır. Müzenin duvarları ışığı geçirecek şekilde cam tuğlalardan oluşmuştur.

Zeugma Mozaik Müzesi
9 Eylül 2011 tarihinde Gaziantep’te açılan ve 1700 metrekarelik mozaik ile Dünya’nın en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşıyan Zeugma Mozaik Müzesi, ziyarete açık olduğu ilk bir gün boyunca 3000′in üzerinde ziyaretçi ağırlamıştır.

Gerek mimarisi, gerekse teknolojik açıdan dünyanın önde gelen müzelerindendir. İki bin yıllık mozaiklerin yıllar içinde define avcılarının talanıyla eksilen parçaları, lazer sistemiyle görüntü olarak tamamlanmaktadır. Üç blok olarak inşa edilen Zeugma Mozaik Müzesi, mozaik ve arkeoloji müzeleriyle sergi ve konferans salonu olarak hizmet vermektedir. Müzede Zeugma’dan gelen on üç renk armonisinden oluşan mozaikler sergilenir. Ayrıca dünyaca ünlü “Çingene Kızı” mozaiği burada sergilenmektedir.