Aknenin En İyi ve Etkili Tedavi Yöntemleri

Gençlerin kabusu olan akneler özellikle ergenlik çağında iyice azarak insanların sosyal hayatını olumsuz yönde etkileyebiliyorlar. Aknenin çıktığı zaman derhal tedavi edilmesi gerekiyor. Peki akne tedavisinde kullanılan en etkili ve başarılı yöntemler nelerdir. İşte aknenin tedavisi için en iyi yollar:

Uzmanlar, en çok gençken görülen ve önemli bir problem olan aknelerin tedavisi için zamanlamanın çok önemli olduğunu söylüyor. Çünkü anında tedavi edilmeyen akneler kalıcı izler bırakabilir ve siz de uzun yıllar bu izlerle yaşamak zorunda kalabilirsiniz

Özellikle ergenlik çağında sıkça görülen akneler, zamanında tedavi edilmediği sürece kalıcı izler bırakabiliyor. Gençliklerinde akne sorunuyla karşılaşanlar, anında tedavi görmedikleri takdirde sürekli bu izlerin yarattığı sosyal ve psikolojik sorunlarla yaşamak zorunda kalıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aydın Saray, aknenin oluşum nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında şunları anlattı:

YAĞ YAPISI DEĞİŞİR
Akne en çok yüz, sırt ve göğüs bölgesinde sorunlara neden oluyor. Ve yüz ile vücutta kalıcı izler bırakabiliyor. Bu nedenle zamanında yeterli ve gerekli tedavilerin mutlaka uygulanması gerekiyor.
Aknenin başlıca oluşum nedenlerini şöyle açıklayabiliriz: Deride yağ yapımında artış ortaya çıkıyor ve yağların yapısında değişiklik oluyor. Kıl kökünde ‘Propiyonyum acnes’ adı verilen bir bakteri çoğalıyor. Kıl köklerinde keratin artışı görülüyor.
Öncelikle akne izlerinin en iyi tedavisi bunların oluşumunun önlenmesidir. Akne izlerinin görünümünü düzeltmek için çeşitli tedaviler uygulanıyor. İşte bu yöntemler:

SAĞLIKLI BİR YÜZEY
Dermabrazyon ve Mikradermabrazyon: Cerrahi olarak hızla dönen bir aşındırıcı cihazla, hasarlı yüzeyler mekanik şekilde çıkartılıyor. Lokal veya genel anestezi altında uygulanıyor. Aşınan derinin kendisini tekrar daha sağlıklı ve düzgün bir yüzey oluşturarak yenilemesi prensibine dayanıyor.
Dolgu maddesi enjeksiyonları: Yağ enjeksiyonu; kişinin kendisinden alınan yağın, dolgunluğun az olduğu başka yerlere enjekte edilmesidir. Bölgesel enjeksiyonlar akne izlerinde tam dolgunluk sağlayamayabilir. Eğer kişi kendisinden bir madde alınıp kendisine enjekte edilmesini istemiyorsa dışarıdan alınan Hyaluronik asit, kolajen, fibrel ya da alloderm gibi maddeler de enjekte edilerek dolgunluk sağlanabilir. Ancak tavsiye edilen madde Hyaluronik asittir çünkü bu madde normalde bağ dokusunun yapı taşlarındandır.
Cerrahi tedavi: Wplasti veya Z-plasti, kabarmış olan akne izlerinde uygulanabilir. Kortizon enjeksiyonları da en etkili ve efektif tedavi seçeneklerindendir. Cerrahi işlemler sonrasında iz üzerine silikon krem veya silikon tabaka uygulaması da izlerin belirginliğinin azaltılmasında oldukça faydalı olur.

LAZER NASIL UYGULANIR?
Lazer; deride belli bir derinlikte ısıya bağlı hasar oluşturarak, deriyi yenileme prensibine dayanır.
Lazer tedavisi, ideal olarak deri rengi ile ilgili komplikasyonları azaltmak için Ekim ve Nisan arasındaki daha güneşsiz aylarda uygulanmalıdır.
Karbondioksit ve Erbiyum YAG lazerleri, akne izleri için en çok kullanılan lazerlerdir. Bu cihazlar hasarlı deri ve izleri kazır, kollajen liflerini sıkılaştırırlar.
Diod ve NdYAG lazerler ise deriyi sıkılaştırır ve yeni kolajen liflerinin yapımını uyarır. Deri altını doldurarak akneye bağlı çökük izlerini yok eder.
Lazerler, yaraların iyileşmesini uyarırken aynı zamanda ciltteki bağ dokusu miktarını da artırırlar.
Lazer tedavisi yaptıracak kişilerin, son bir yıldır A vitamini kullanmamış ve son 6 ay içinde Herpes virüs hastalığı geçirmemiş olması gerekir.
Lazerlerin deriyi kazıyarak etki eden tiplerinde; bazen uzun süreli kızarıklık, iz ve koyuluk olur. Bunu önlemek için Froksiyonel Fototermaliz teknik çıkmıştır.

KIRI ŞIKLIK TEDAVİSİNDE DE DERİ SOYMAYAPILABİLİR
Deri Soyma (Peeling): Bu işlemde kimyasal maddeler kullanılarak derinin yüzeyindeki hasarlı tabaka ortadan kaldırılıyor. İşlem, deri yaşlanması tedavisinin yanı sıra renklenme bozukluklarında, kırışıklıkların ve akne izlerinin tedavisinde de başarılı sonuçlar veriyor.
Glikolik asit: Meyvelerden elde edilen alfa-hidroksi asitlerdir. Bağ dokusunu ve kolajeni artırır ve yüzeysel olarak deriyi soyar. İki haftada bir toplam 2-5 kez uygulamakla en iyi sonuçlar alınıyor.
Triklor asetik asit (TCA): Diğer asitlere göre daha kuvvetlidir ve derine kimyasal soyma yapabilir. Bu yüzden dikkatli kullanılmalıdır. Çok esmer derililerde uygulanmaz.