Koyun parazit hapları

» Parazit Tedavisi (Caniverm)

CANIVERM 175 mg Oral Tablet

Veteriner Antihelmintik

BİLEŞİMİ:

Açık sarı renkli, yuvarlak 1 tablet 37,5 mg Fenbendazole, 36,0 mg Pyrantel pamoate, 12,5 mg Praziquantel ve tablet maddesi ihtiva eder.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ:

CANIVERM tablet., hem yuvarlak kurtlar hem de şeritler tarafından oluşturulan paraziter hastalıkların tedavisinde kullanılır. Fenbendazole, benzimidazoller grubundan geniş spektrumlu bir antihelmintiktir. Pyrantel pamoate, geniş spektrumlu bir antihelmintiktir. Toxocara canis, Toxocara cati, Toxascaris leonina, Uncinaria stenocephala, Ancylostoma caninum tarafından oluşturulan paraziter hastalıkların tedavisinde etkilidir. Praziquantel, sentetik bir izokinolin-pirazin türevidir. Kendine has etki spektrumunu, schistosoma enfeksiyonlarının tedavisindeki etkinliği ile gösterir, aynı zamanda karaciğer trematodu ve şeritlere karşı etkindir.

KULLANIM SAHASI / ENDİKASYONLAR:

Köpek, kedi, diğer canine ve feline cinsi hayvanlarda yuvarlak kurtlar ve şeritler (Toxocara canis, Toxocara cati, Toxascaris leonina, Uncinaria stenocephala, Ancylostoma caninum, Trichuris vulpis, Echinococcus granulosus, Echinococcus multilocularis, Dipylidium caninum, Taenia sp., Multiceps multiceps, Mesocestoides sp.) tarafından oluşturulan paraziter hastalıkların tedavisinde antihelmintik olarak kullanılır.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU

Oral olarak kullanılır. Tabletler ayrı olarak veya gıda içinde sarılmış olarak verilebilir. Doz bölünmeden, bir defada verilmelidir.

Yavru köpekler, küçük köpekler ve kediler :

0,5-2 kg canlı ağırlık için 1 tablet

2-5 kg canlı ağırlık için 2 tablet

Orta boy köpekler ve etoburlar:

5-10 kg canlı ağırlık için 4 tablet

ÖZEL KLİNİK BİLGİLER VE HEDEF TÜRLER İÇİN ÖZEL UYARILAR:

Parazit mücadelesinin doğru yapılabilmesi ve hem hayvan hem de insan sağlığı yönünden risk oluşturmaması için 3 aylık aralıklarla düzenli olarak CANİVERM tablet verilmesi tavsiye edilir. Ayrıca Ekinokok bulaşma riski yüksekse 3 aylık aralıklar yerine 1,5-2 ayda bir ilaçlama daha doğru olur.
Yavrularda, uygulamanın 3 haftalık yaşta başlaması ve 12 haftalık olana kadar her 3 haftada bir düzenli olarak kullanılması tavsiye edilmektedir. Daha sonra 3 aylık periyotlarla kullanılmalıdır.

İSTENMEYEN / YAN ETKİLER:

İlacın parazitler üzerindeki etkisiyle, ölen parazitlerden salgılanan proteinlerin reaksiyonu sonucu uygulamadan birkaç saat sonra hayvanlarda kusma, cıvık dışkı, ürtiker veya ateş oluşabilir.

İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ:

Fenbendazole ,yavru atmaya sebep olabileceğinden Bromsolanlarla(hilomid)ile birlikte kullanılmamalıdır. Piperazin bazlı müstahzarlar ve diğer antiparaziter ilaçlarla aynı anda kullanılmamalıdır. Sütlü gıdalarla beraber verilmemelidir.

DOZ AŞIMINDA BELİRTİLER, TEDBİRLER VE ANTIDOT:

CANIVERM tabletin tolerans aralığı geniştir. Çok yüksek dozlar hedef hayvanlarda herhangi bir yan etki yapmasa da, özellikle gebelerde olmak üzere tavsiye edilen dozlar aşılmamalıdır.

GIDALARDAKİ İLAÇ KALINTILARI HAKKINDA UYARILAR:

Gıda değeri taşıyan hayvanlarda kullanılmaz.

GENEL UYARILAR:

Kullanmadan önce ve beklenmeyen bir etki görüldüğünde veteriner hekime danışınız. Çocukların ulaşamayacağı yerlerde ve gıdalardan uzakta bulundurunuz.

SATIŞ YERİ :

Veteriner hekim reçetesi ile eczanelerde ve veteriner muayenehanelerinde satılır (VHR).

HAYVANLARDA İÇ VE DIŞ PARAZİTLER VE TEDAVİLERİ

DIŞ PARAZİTLER 
    Köpeklerin sağlığını tehdit eden dış parazitlerin başında pire, kene, bit ve uyuz etkenleri gelmektedir. 
Pireler gözle görülebilen, genellikle siyah renkte ve çok hızlı hareket eden parazitlerdir. Genellikle otluk, çalılık ve ormanlık alanlarda yoğun olarak bulunurlar. Köpekler bu tarz yerlerde dolaşırlarken pirelerin konakçısı olurlar. Köpeğin vücuduna geçen pire öncelikle kendisine kan emebileceği bir yer seçer bu aşamada pireler köpeğin tüyleri arasında dolaşırken gözlenebilirler. Pireler, tüylerin arasında deri üzerinde çok hızlı hareket ederler ve aynı zamanda sıçrama kabiliyetleri de vardır. Bu parazitler çoğunlukla köpeğin koltuk altları, boyun altı, kulak çevresi ve sırt bölgelerindeki deri yüzeyinden köpeği ısırarak kan emerler ve aynı zamanda kendi vücutlarında taşıdıkları bir takım başka parazitleri de köpeğin kanına verirler. Pirelenen köpeklerin tüyleri arasında parazitin kendisi dışında siyah yada kahve tonlarında toplu iğne başı büyüklüğünde birikintilere rastlanır bu nokta şeklindeki birikintiler pireler kan emdikten sonra köpeğin derisinde oluşan küçük kan pıhtılarıdır. Pirelerin tükürükleri bazı köpeklerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir, bazı durumlarda sadece bir pire ısırığıyla bile deri problemi yaşayan köpekler görülmektedir. Pirelenen köpekler devamlı olarak kaşınırlar ve bu kaşınma baş edilemez bir hal alabilir ve kaşınma esnasında köpekler kendi derilerine zarar verebilirler ve sonuçta pireler yüzünden köpekte deri problemleri baş gösterir. Köpekleri konakçı olarak kullanan pireler çoğunlukla insanlara geçmez çünkü insanların vücut ısısı pireler için ideal olan köpeklerin vücut ısısından düşüktür. Fakat pireler özellikle ev ortamında köpeklerin deri ve tüy yapısını taklit eden halılara yuva yapıp yumurtalarını bırakabilirler. 
Keneler de pireler gibi yeşillik ortamlarda bulunurlar ve üzerinde bulundukları otların yakınından geçen köpeklerin üzerine atlarlar. Kenelerin konakçısı üzerinde kan emmek için uygun yeri bulması 24 ila 48 saatlik bir süre alır ve bu süre sonunda genellikle köpeklerin çene altı, boyun, kulak içleri ve kulak kepçesi ve bacakların üst kısımlarında deriye tutunurlar. Kenelerin ağız kısımları çengellidir ve köpeğin derisine bunları geçirerek sıkıca tutunurlar, kan emerlerken aynı zamanda kendi vücutlarındaki bir takım parazitleri de köpeğin kanına verirler. Köpeğin tüyleri aralandığında farklı büyüklükteki ve renkteki keneler görülebilir. Köpek sahipleri küçük dostlarının üzerinde kene gördüklerinde çoğu zaman bunları çekip almak isterler fakat kenelerin deriden çıkartılması zor bir işlemdir ve özel yöntem gerektirir. Keneleri çıkarmak için yapılan bilinçsizce çekme işlemi kenenin ağız kısmının köpeğin derisinin içinde kalmasına neden olur. Bu nedenle köpeğinizin derisinde kene gördüğünüzde yapmanız gereken şey onu bir veteriner hekime götürmek olmalıdır. Konakçısı köpekler olan bazı keneler insanlara da geçebilir ve bir takım hastalıkları insanlara da bulaştırabilirler. 
Bitler de  keneler gibi köpeğin tüyleri arasında fark edilir ve aynı problemlere neden olurlar fakat pire ve kene ye göre köpeklerde dış parazit olarak bitlere nadiren rastlanmaktadır. 
Köpeklerde uyuz hastalığına yol açan bir çok etken mevcuttur. Köpekler uyuz etkenlerini de diğer dış parazitlerde olduğu gibi dış ortamdan alırlar fakat bazı uyuz etkenleri köpeklerin normal deri floralarında bulunur ve ancak hayvanın bağışıklık sistemi hasar gördüğünde hastalık oluştururlar. Uyuz etkenleri çoğunlukla gözle görülmezler, deri ve deri altına yerleşen bu etkenler köpeğin deri ve tüylerinde zamanla ortaya çıkan hasarlar oluştururlar. Uyuz etkenlerinin tipine ve yayıldıkları bölgelere göre oluşturdukları enfeksiyonlar değişir. Bazen lokal bölgelerde ( kulaklar, baş, göz çevresi gibi) bazen de tüm vücutta ( özellikle bacak içleri, kasıklar ve sırt üstü) deri kızarır, tüyler dökülür. Uyuz köpekler sürekli kaşınmak isterler ve çoğu zaman kaşınırken derilerine zarar vererek deri bütünlüğünün bozulmasına neden olurlar. Bu durumda da uyuz enfeksiyonu ikincil bakteriyel hastalıklarla birleşir. Uyuz olan hayvanların diğer hayvanlardan ayrı tutulması gereklidir. 
Pire, kene, bit ve onlar yüzünden oluşabilecek problemlerden uzak kalmanın tek yolu köpeğinizin dış anti-paraziter ilaç uygulamalarının düzenli olarak yapılmasıdır. Piyasada uzun süreli koruma sağlayan tasmalar ve damla yada sprey şeklinde uygulanan preperatlar  mevcuttur. Uyuz hastalığında ise uyuz etkeninin tespiti yapılarak spesifik tedavi uygulanmalıdır. 
Unutmayın ki  dış parazitlerden korunmak aynı zamanda iç parazitlere karşı da önlem almak demektir !  
İÇ PARAZİTLER 
İç parazitler genellikle barsak ve akciğerlere yerleşirler ve genellikle pire, kene, bit ve bazı sinekler tarafından kan emme esnasında köpeğin kanına aktarılırlar. Bu yolla aktarılan farklı sınıflara ait bir çok parazit bulunmaktadır ve her birinin yaşam süresi, konakta yerleştiği organ ve oluşturduğu enfeksiyonlar birbirinden farklıdır. Bu parazitlerle enfekte olan köpekler kendileri hastalandıkları gibi dışkıları yada vücut sıvıları ile bu parazitlerin yavrularına, diğer hayvanlara ve insanlara yayılmasında en önemli rolü üstlenmiş olurlar. 
Kancalı kurtlar, yassı kurtlar, yuvarlak kurtlar ve kıl kurtları köpeklerde en sık rastlanılan iç parazitlerdir. Yavrular ve gebe kalacak dişiler başta olmak üzere köpeklerin rutin olarak antiparaziter ilaçlamalarının yapılması, diğer hayvanların enfekte olma riskini minimuma indireceği gibi insanları da enfeksiyon riskinden korumuş olur. 
Köpeklerde antiparaziter olarak kullanılan birçok etken madde ve farklı markalarda ilaç bulunmaktadır. Bu ilaçlar genellikle köpeğin kilosu ve yaşı göz önüne alınarak doze edilir. 

Parazitlerin Tedavi Yöntemleri

Dış Parazitlerin Tedavisi;

Propoksur etken maddesi içeren serpme tozlar vede sipermetrin etken maddesi içeren banyo ilaçları kullanılabilir.
Önemli not:Kesinlikle ve kesinlikle av köpeğinizde iç ve dış parazit mücadelesinde ivermektin etken maddesini içeren enjektabl ilaçlar kullanmayınız.Çünkü Av köpeğinin burnundaki koku alma sıvısının ve de sinirlerinin deforme olarak hayvanın keskin koku alma özelliğini kaybettirmektedir…

İç Parazitlerin Tedavisi;

Prazikuantel etken maddesi içeren tablet haplar veya albendazol içeren antiparaziter tablet hapların kullanılmasında sakınca yoktur…

Önemli not:Kesinlikle ve kesinlikle av köpeğinizde iç ve dış parazit mücadelesinde İVERMEKTİN etken maddesini içeren enjektabl ilaçlar kullanmayınız.Çünkü Av köpeğinin burnundaki koku alma sıvısının ve de sinirlerinin deforme olarak hayvanın keskin koku alma özelliğini kaybettirmektedir…