Atletizmde atlamalar ve tüm atlama branşları

Atletizmde Uzun atlama – Tek adım atlama – Atletizm Uzun Atlama Pisti Kuralları

Yüksek ölçüde hız kazanarak, tek adım sıçrayışla en uzak mesafeye ulaşmak için yapılan pist ve alan sporuna uzun atlama denir. İnsan gücünün maksimum seviyelerini denemek ve geliştirmek adına yapılan yarışmaların başında gelen spor aktivitelerinden biridir. Eskiden günümüze dek, olimpiyat yarışmalarında hak ettiği konuma ulaşan uzun atlama yarışları 1896 yılından bu yana erkekler kategorisinde; 1948’den itibaren bayanlar kategorisindeki sporcuların katılımı ile gerçekleştirildi. Japonya’nın Tokyo şehrinde düzenlenen dünya atletizm yarışmasında Mike Powell 8 metre 95 santimetrelik uzun atlama atlayışla Bob Beamon’un 23 yıllık rekorunu kırmıştır. Dünyaca ünlü atlet Mike Powell sprinter atletler asında en süratli koşuculardan biridir. Süratin gerektirdiği uzun atlama müsabakalarında her zaman hız faktörü önemli olmuştur. Günün koşullarına göre ulaşılması güç bir derecenin sahibi olan atletin uzun seneler çalışmasının neticesi olan olimpiyatlar derecesi rekorlarına, bugün bile saygı duyuluyor.

Uzun Atlama Kuralları Nelerdir?
Atletin atlama yapmadan önce kazanması gereken hız sınırına ulaşması için, kırk beş metre mesafeden başlayan pistte, hız alma mesafesi sınırı vardır. Bu alana biz uzun atlama pisti adını veririz. Koşu mesafesi içindeki, kırk beş metrelik atlama pistinin limitini aşmamak gerekir. Hız kazanılarak koşulan mesafenin sonunda, tek ayakla atlama çizgisi, beyaz tebeşirle işaretlidir. Adımlarını mükemmele yakın ölçerek, çizgiye kurallara uygun şekilde basıp, kum havuzuna atlanmalıdır. Kuma, düşme izi bırakılan nokta ile başlama çizgisi arasındaki mesafe atletin başarısını işaret eder. Her sporcunun altı atlama hakkı vardır. Sırasıyla çağırılan sporcular atlamalarını gerçekleştirirler. Atlama sonrasında kum havuzunda kalan izlerin ölçümü yetkililer tarafından ölçüldükten sonra, havuzun gerekli olan koşullarda düzeltilmesi yapılır. Basit olarak kuralların ana başlıklarını bir kez daha sıralamak gerekirse, atlama mesafesinin dışında yarışa başlanmaz. Atlama çizgisinin içinde tek ayakla havuza sıçranmalıdır. Kumla kaplı havuzun sınırları içine düşülmelidir. Sporcunun dopingli olmaması gerekir.

Bu spor dalında başarılı olmak için, atletler süratli koşu kabiliyetine sahip olmalıdırlar. Sprintler adını verdiğimiz hız koşucuları, sıçrama kasları olan baldırlarında aldığı güçle, atlamanın başlangıç noktasında tek adımla yükselişe geçerler. Kum havuzuna doğru uzanan yükselişte, ellerin rolü ayaklar kadar önem taşır. Atletin vücudunu yukarı doğru kaldırmak için yerçekimini azaltan hareketlerde bulunması gerekir. Havada makas hareketi denilen tekniği ayakların hamlesiyle sağlandığını söylemekte yayar var sanırım. Bu makas hareketinin diğer adı, ay yürüyüşü olarak bilinir. Olimpiyatlara katılan atletlerin son zamanlardaki uzun atlama rekorlarının gelişmesinde büyük rolü olan ay yürüyüşü veya çift makas hareketi, az sayıda sporcu tarafından uygulanıyor. Bu stili uygulamanın birinci şartı, yükselme esnasında vücudun yukarıya doğru çekilme oranı fazla olmasıyla mümkün oluyor. Atlama çizgisinde yükselişe geçen Sprinter yeteneğine sahip sporcunun ellerini ve ayaklarını birlikte kullanarak, yukarı ve ileri pozisyona doğru sıçraması beklenir. Kum dolu havuza hızla atlayan atletlerin, havadayken yerden yükseklikleri ne kadar fazla olursa, atlama o denli başarılı olur. Tüm atlama sporlarında (uzun atlama resimlerine bak– tek adım atlama resimlerinde olduğu gibi, yüksek atlama resimlerinedi detaylasra bak, sırıkla yüksek atlama, üç adım atlama) atletlerin baldır kasları güçlü olmalıdır ki, yukarıya ve ileriye doğru itici gücün sağlanması mümkün olsun.

Atlama Yapılan Alanın Gerekli Koşulları Ve Şartları Nelerdir?
Daha evvel belirttiğimiz gibi, 45 metrelik koşu pisti olmalıdır. Olimpik değerlere göre bu alana, tartan pist denilen kauçuk maddesi bir ürün karışımıyla yapılmıştır. Atlama alanı olarak bilinen koşu pistinin sonundaki kum havuzu bulunmalıdır. Havuz içindeki kumun hafif nemli olması gerekir. Ölçüm yapılırken kolaylıkla görülmesi gereken izlerin tespiti için önemlidir. Kum havuzunun ölçüleri, on metre boyunda, iki metre yetmiş beş santim eninde olmalıdır. Genellikle atlama çizgisi, havuza bir metre mesafede olmalıdır. Atlama sonraları havuzun kumu alet ve gereçlerle düzeltilirken, aynı seviyede olmasına özen gösterilmelidir. Atlama yapılan alanın zeminindeki çizgide bulunan yerde ağaçtan yapılı bir platform bulunur. Çivili ayakkabıyla bu ağacın üzerine basılması için yapılmıştır. Ağaçtan yapılan atlama tahtası, koşu yolundaki zemin seviyesinde yere gömülü olmalıdır. Bu tahtanın önünde, beyaz renkli tebeşire benzeyen toz bulunmalıdır ki çivili ayakkabıyla atlama çizgisi şartlarını ihlal eden sporcuların ayak izini yetkili hakemlerin görebilmesine yardımcı olur. Demek oluyor ki bu beyaz çizgiden önce çivili ayakkabıyla atlama çizgisi olan tahtaya basılması beklenir. Uyulması gerekli en büyük kural, sıçrama tahtasının arkasındaki beyaz çizgi, sınır çizgisi anlamındadır. Çizgi ihlali şartlarını bozanlar için, atlayışın geçersizliğini bildiren kırmızı bayrak yetkili hakemler tarafından havaya kaldırılır.
Atletizmde uzun atlama yapılacak alanın, koşu pistinin ve kum havuzlarının kuralları nelerdir sorusuna yanıt verdiğimizi söylerken, yarış esnasındaki hava şartlarından da bahsetmek gerekir sanırım. Uzun süreli yağmur yağma koşulları devamlı olması durumunda yarış iptali, yetkili hakem kurulu tarafından yapılır. Havuza aşırı derecede su basması ve karşıdan esen rüzgârın şiddetli olmasıyla birlikte, geçici bir süreyle yarış iptal edilmelidir. Yarışma hakemlerinin her birisinin görevleri çeşitli olabilir. Sporcular tarafından yapılan hataları tespit etmek, atlama yerini tam anlamıyla ölçülmesini belirlemek ve yarışmacıların sırasıyla atlamalarını sağlamak, onların başlıca görevlerindendir. Yarışma hakemlerinin sayısı, yarışmaların önem derecesine göre az veya çok olabilir. Atlama pistini kontrol altında tutabilmak için, minimum sayıları üç olması tercih edilir. Birisi, atlama çizgisinde bulunarak, atlamaların geçerli olup olmadığını kontrol eder ve elinde kırmızı ve beyaz bayrak vardır. Beyaz bayrak, geçerli atlayış için havaya kalkarken, kırmızı bayrak geçersiz atlayış için havada dalgalanmalıdır. Diğer hakemler ise, ölçüm ve kumun düzeltme işlerine bakar.

Yarışmacının kullandığı koşu elbisesi malzemeleri arasında antrenman eşofmanı ve çivili ayakkabıyla birlikte, atlet ve şort gereklidir. Eşofman, genel olarak antrenman ve ısınma atlayışları için kullanılır. Antrenmanlarda koşu elbisesi olarak eşofman ve plastik çivili ayakkabılar kullanılmakla birlikte, ısınmak için yapılacak kültürfizik hareketlerinde çivili ayakkabı yerine kros ayakkabısı kullanılmalıdır. Genelde atlama sporları olarak bilinen uzun atlama, tek adım atlama, yüksek atlama, sırıkla yüksek atlama ve üç adım atlamalar öncesi yapılan kültürfizik, yarış öncesi ısınma hareketleri olarak bilinir ve birbirine çok yakındır.

Uzun atlamalarda atletlerin altışar deneme hakları olduğunu tekrar hatırlatırken, uluslararası yarışmalarda üçer atlayış neticesinde, eleme yarışlarında en yüksek dereceleri yapan sekiz kişi finallerle girmeyi hak kazanırlar. Genel olarak uluslararası olimpik müsabakalarda veya büyük yarışlarda final kazanmak adına elemeler yapılır. Elemeleri kazanmış olan sekiz atlayıcının en iyi derece yapana birincilik ödülü verilir, ikinci ve üçüncü olan yarışmacılara da madalya verilir. Altın, bronz ve gümüş madalya diye adlandırılan mükâfatların uluslararası yarışmalarda veya uluslararası olimpiyatlarda hakiki malzemeden yapılan madalyalar (saf altın, gümüş ve bronz) sahiplerine yetkili kişiler tarafından törenle verilir. Atletizmde yüksek atlama resimleri aşağıda verilmiştir. Tek adım atlama sporu olarak bilinen atletizm sporuna ait, atlet resimlerini; olimpiyat sporları örnek makale yazılarının her birinde görebilirsiniz.
Atletizm uzun atlama pisti kurallarını, diğer makale yazılarında detaylı olarak açıklıyoruz. Atlet resimleri, uzun atlama resimleri ve kum havuzu şartlarını gösteren resimlerimiz aşağıdadır.
Ahmet Nuray

Yorum: Atletik vücutların sporu nedir diye sorsalar, atletizmin dışında başka bir sporun ismini bile düşünemeyiz sanırım. Olimpiyatlardaki başarıların sahipleri, sıkı bir disiplinle elde edilecek kondüsyonlarını: Konunun uzmanı teknik antrenörlerin yardımıyla elde ettiklerini unutmamak gerekir.
Atletizm kondüsyonu eğitimcisi: Ali Gürler

Atletizmdeki uzun atlamanın kurallarını aşağıda veriyoruz.

1: Atlmanın yapıldığı pistteki koşucuların yolundaki genişliği mesafenin asgari 120 santimetre olmalıdır.
2: Atmadaki pist mesafesindeki uzunluk. 40 metre olması gerekmektedir.
3: Atlamak için basılan son noktadaki sıçramanın yapıldığı tahta, 122 santimetre uzunluk ve 20 santimetrelik eninde standat ölçülere uygun olaması gerekmektedir.
4: Kumla dolu atlamak için düzenlenen atlama havuzunun genişliği 275 santim ve Uzunluğu şıçranan tahtadan on metrenin üstünde bir mesafedeki uzaklıkta yapılmuş olmalı.
5: Atlamaya iştirak edenlerin sayısı ilk elemede 8 kişi olmalı, sekiz kişiden ilk üçünün elemeleri kazanıp final alamalarına iştirak etmesi sağlanır. Her atlamanın arasındaki zaman dilimi en az bir dakika olmalıdır.
6: Kumdaki varılan atlamanın mesafesinin korunması yani atletlerin havuzu terk ediş noktası olan en gerideki çizgi baz alınarak ölçüm yetkililer tarafından yapılır.
7: Her atlamanın bıraktığı kumdaki izlerin ölçüm sonsası düzeltilmesi idarecilerin seçtiği görevli tarafından yapılır.
8: Atlamanın geçerli olması açısından. Atlanacak tahtanın üzerine sürülü beyaz tebeşir tozuna atletlerimizin ayakkabısı değmemesi gerekir.
9: Uzun atlamanın diğer adı tek adımla atlamak olduğundan, Kum havuzuna tek adımla atlanması söz konusudur.
Uzunluk atlamasına riayet eden atletin başarısına yardımcı olabilecek pekiştirmelere idmanlara önem vermesi sıkça yapmasının çok fazla fayda sağlayacağını asla unutmamak gerekmektedir.

Ahmet Nuray

ATLETİZM ATLAMA BRANŞLARI

Atletizmin bir dalı olan atlamalarda, gerek yüksek ve sırıkla yüksek atlama, gerekse uzun atlama, bir koşu sonunda sıçrama ile yapılır. Atlamalar 4 bölümden oluşur:

1- Yüksek atlama
2- Uzun atlama
3- Üç adım atlama
4- Sırıkla atlama
Uzun ve üç adım atlamada yapılan derecenin rekor olabilmesi için arkadan esen rüzgarın hızının saniyede 2 m’yi geçmemesi gerekir.

a) Yüksek atlama:Koşarak hız kazandıktan sonra sağlam iki dik sehpanın arasındaki çıtanın üzerinden atlayarak yapılır. Bu atlamada prensip vücudun çıtanın üzerinden düşürmeden geçmesidir. Yüksek atlamayı diğer yarışmalardan ayıran özellikler üç tanedir. Birincisi mesafe dikey olarak ölçülür, ikincisi başarı ve başarısızlık belirli bir yükseklikteki çıtayı aşmaya bağlıdır, üçüncüsü ise atlet başarılı olduğu sürece sayısız deneme hakkına sahiptir.
Bu spor dalında başarılı olmak için, bacak adalelerinin doğal bir yaylılık ve tempo kuvvetine sahip olması, vücudun dirençli ve uyumlu olması gerekir. Boy faktörü sanıldığının tersine avantaj oluşturmaz. Atlama alanı olarak kullanılan, çıkış noktası ile yarım daire şeklinde olan hızlanma sahasının uzunluğu, 15 m’den az olamaz. Atlama sehpası, sert ve bükülmez ağaçtan veya madendendir.
Aralarındaki mesafe 3.66-4.02 m’dir. Atlama çıtasının uçları kare, üçgen veya yuvarlak olabilir. Ağırlığı 2 kg’ı geçemez. Sehpa üzerindeki çıta, yarışmacının dokunduğu zaman kolayca düşecek biçimde yatay durumdadır. Çıtanın arkasında süngerle doldurulmuş düşme minderi, en az 5×4 m boyutunda ve yeterli kalınlıktadır. Kullanılan malzemelerin başında, topuğu korumak için plastik ve lastik çivili ayakkabıları sayabiliriz. Topuğun kalınlığı 6 mm’yi, taban kalınlığı da 13 mm’yi geçemez.
Atlamadan önce hız kazanabilmek için koşulması gerekir. Atlayıcı, 7-11 adım arası yaklaşma koşusunu, 30-40 derecelik bir açı ile giderek hızlanan bir koşu temposi ile yapar. Atlayıcı, çıtaya çok yakın basarak sıçramalıdır. Sıçrayış tek ayakla ve geriye alınmış vücudun gergin bacak üzerine alınmasıyla başlar. Çıta üzerine gelince vücudun ekseni etrafından dönmesi, başın göğüs hizasına alınması ile sürer.
Önce dış kol ile savunma bacağının mindere değmesi, sonra da gövdenin kalça ile omuz üzerinde dönüşüyle atlama tamamlanır. Yüksek atlamada yarışmacının uyması gereken en önemli kural; sıçramada tek ayağını kullanmasıdır. Yüksek atlamada yarışmacılar elk atlayacakları yüksekliği kendileri seçerler. Alt sınırın yukarısında olmak kaydıyla herhangi bir yüksekliği atlamadan geçebilirler.
Başarılı olduğu sürece sayısız deneme hakkına sahiptirler. Ancak birbirini izleyen üç başarısız atlama denemesi yaptıklarını elenirler. Atlanan yükseklik, dik olarak yer ile çıtanın üst kenarının en alt kısmını içerir. Bir rekor durumunda yükseklik, atlamadan sonra yeniden ölçülür. Kazanan atlet elenmeyen son atlettir.
Beraberlik durumunda, söz konusu yüksekliğin üç deneme hakkından en azını kullanarak geçen kazanır. Bu durumda da beraberlik bozulmazsa toplam atlayışı en az olan kazanır. Kullanılan araçların ve atlama alanının düzenli olması atlayışın kurallara uygunluğu ve yüksekliğin ölçülmesi iki veya üç hakem tarafından sağlanır. Yüksek atlama sporu yapan atlayıcıların kullandıkları atlama stilleri 4 tanedir.
1- Scissor (makaslama)
2- Straddle ve Dive Staddle
3- Fosbury Flash
4- Kalifornia (Western Roll)
Bunlardan en popüler olanları Straddle (Binme) ve Fosbury Flash teknikleridir. Straddle’da atlet yüzü aşağıya bakar biçimde, vücudunu çıtanın etrafında döndürerek atlar. Fosbury Flash tekniğinde ise atletin çıtayı önce başı geçer ve omuzlar üzerine düşülür. Kısa zamanda öğrenilmesi ve göze hoş görünmesi Fosbury Flash tekniğini popüler kılmaktadır. Yarışmacı atlama sırasında iki ayağının üzerinde sıçrarsa, çıtayı aşmadan düşerse, atlama anında çıtaya çarpar desteklerinden düşürürse başarısız sayılır.

b) Uzun atlama (Tek adım atlama) : Tek sıçrayışta en uzak mesafeye ulaşmaya dayanan pist ve alan sporudur. Olimpiyat yarışmalarında yer alan uzun atlama, 1896 yılından bu yana erkekler, 1948’den beri de bayanlar tarafından yapılmaktadır. 1991 yılında Tokyo’da düzenlenen Dünya Atletizm Yarışması’nda Mike Powell, 8.95’lik atlayışla Bob Beamon’a ait 23 yıllık rekoru kırarak, ulaşılması güç bir derecenin sahibi oldu.
Uzun atlama yaklaşık 45 m’yi bulan hız alma mesafesinden koşularak, zemin hizasındaki gerileme sahasını geçmeden kum havuzuna atlanılarak yapılır. Bu spor dalında başarılı olmak için atletler süratli koşu, sprintler, yüksek atlama, ayaklarını ve baldırını kuvvetlendirici idmanlar ve cimnastik hareketleri yaparlar ve koşuya tam anlamıyla ısındıktan sonra başlarlar.
Atlama alanı olarak kullanılan koşu pistinin en az 1 m ilerisindeki atlama havuzundaki kum, yarışmalardan önce nemlendirilir. Kum havuzunun boyutları en az 2.75×10 m’dir. Her atlayıştan önce atlama çizgisi ile aynı seviyede olması sağlanır. Atlama sırasında kullanılan tahtadan yapılan atlama tahtası, koşu yoluyla eşit düzeyde olacak şekilde toprağa gömülür.
Atlama tahtasının ön kısmına da adım hatalarının belirlenmesi için macun döşenir. Yarışmacının kullandığı malzemeler, koşu elbisesi olarak eşofman ve plastik çivili ayakkabılardır. Koşuya, ayaklar bitişik, hafif koşu ritmiyle başlanır. Son hıza basma tahtasına yaklaşıldığında ulaşılması ve tahtaya iyi bir şekilde basılması önemlidir. Sıçramayı takiben dizler kolların altına çekilip, uçuş yapılır. Bunu ayaklar üzerine ileri doğru denge temin edilerek düşme izler.
Uzun atlamalarda atletlerin altışar deneme hakları vardır. Atlayıcının ayağı basma tahtasını geçerse, bu deneme ölçülmez. Atlayışın geçersiz olduğunu bildiren kırmızı bayrak hakemler tarafından kaldırılır. Hakemler hataları gözlemek, atlama yerini işaretlemek, atlamayı ölçmek ve yarışmacıları toplamakla görevlidirler.
Hakem sayısı her yarışma için değişiklik gösterir. Ölçüm, basma tahtası ile atletin kum havuzundaki en yakın izi arasındaki mesafe esas alınarak yapılır. Ölçülen uzunluk, alttaki en yakın cm’ye indirgenerek yazılır. Uluslararası yarışmalarda üçer atlayışlık eleme turlarında en iyi dereceyi yapan sekiz atlet yeniden üçer atlayış daha yapar. Final olarak adlandırılan bu atlayışlarda kazanan atlet, en iyi dereceyi yapan atlettir.

c) Üç adım atlama: Üç adım atlama; sıçrama, adım atma ve atlama biçimindeki üç ayrı kesintisiz hareketin ard arda yapılarak, en uzak mesafeye ulaşmaya dayalı pist ve alan sporudur. 1896’dan beri olimpiyatlarda yer almakta olup, ilk oyunlarda iki sıçrama, sonraları tek sıçrama biçimini aldı.
Günümüzde üç adım atlama, hız mesafesi uzun atlamada olduğu gibi 45 m’dir. Burada da atletler uzun atlamada olduğu gibi süratli koşu ayak ve baldırları kuvvetlendirici egzersiz ve cimnastik hareketleri yaparlar. Koşuya tam anlamıyla ısındıktan sonra başlarlar.
Sadece üç adım atlayıcı, tek adımcıdan daha alçak sıçramalar yapar. Güç ve denge rüzgara karşı durmak için en gerekli şeylerdir. Atlama saharı olarak kullanılan atlama havuzu ve atlama tahtası, uzun atlamadakinin aynısıdır. Yalnız üç adım atlamada, atlama havuzu ile atlama tahtasının arası en az 11 m’dir.
Günümüzde üç adım atlamalarda, süratle atlayan ve sıçrama kuvvetine sahip olanların kullandığı De Silva tekniği ile az süratli olanlar tarafından kullanılan Ortadoğu tekniği tercih edilir. Tek adımın aksine, üç adımda basmadan önce fazla sürat önemli değildir. Sıçrama, çabuk ve koşu yönünde olup tek adımdan daha alçak olmalıdır. Yarışmacı tek ayağı üzerinde havalanır ve aynı ayağının üzerine iner. Bunu yerde atılan ikinci uzun bir adım izler. Adım için diğer ayağının üzerine düşmelidir. Bu süre içinde yarımacı koşu alanındadır. Üçüncü ve son atlamayı yapıp iki ayağıyla havuza düşer.
Üç adım atlamalarda da atletlerin altışar hakları vardır. Altı hakkında en iyi dereceyi yapan birinci olur. Atletler, atlayış sırasında yanlış ayağıyla, kasten yere dokunursa atlayış geçersiz olur. Diğer kurallar uzun atlamadakilerin çok benzeridir.

d) Sırıkla atlama:Yatay bir çıtanın üstünden bir sırık yardımıyla atlamaya dayanan bir atletizm dalıdır. Atlama branşlarının en zoru olan sırıkla atlama, yardımcı araç kullanılarak yapılan bir spordur. 19. yy. ortalarından beri spor yarışmalarında yer almaktadır.
Ukraynalı ünlü sırıkçı Sergei Bubka, 1991 yılında dördü pistte (6.10), dördü de salonda (6.12) olmak üzere sekiz rekor kırıp, toplam dünya rekoru sayısını yirmi sekize çıkararak, sırıkla atlamanın en büyüğü olduğunu kanıtladı. Günümüzde sırıkla atlama, atlama noktasına 45 m uzunluğundaki bir pistten koşularak yapılır.
Bir çeşit akrobasi hareketi olan sırıkla atlamada, atletin başarılı olması için güçlü kollarının olması gereklidir. Uzun boylu olmak ayrıca büyük bir avantajdır. Uzun boylular, yükselişlerde üst tutuşu kolay yaparlar, enerjilerini daha ölçülü kullanırlar ve kollarla yapılan çekişlerde daha başarılıdırlar. Ayrıca rüzgar da önemli bir etkendir.
Sırıkla atlamada kullanılan en önemli malzeme atlama sırığıdır. Atletler yaklaşık 5 m uzunluğunda, 2 kg ağırlığında, cam elyaflı fiberglass sırık kullanırlar. Bu sırıklar atletlerin boylarına ve ağırlığına göre değişiklik gösterebilir. Ancak uzunluğu ve ağırlığı konusunda bir sınırlama yoktur.
Sırıklar hafif eğimli olup, elle iyi kavranabilmesi için altından ve üstünden bantla sarılmıştır. Koşu pistinin ucunda sırığı dayamak için toprağa gömülü sırık sandığı vardır. Atlet bu sırıkla havaya yükselerek iki direk arasındaki metal çıtayı aşmaya çalışır.
Sırığı, 2.2 kg ağırlığındaki metal çıtayı geçerken bırakır ve 1 m yüksekliğindeki özel mindere düşer. Sırıkla atlayan atletler, topuklarında süngerli lastik bulunan ya da bu atlayışlar için özel olarak hazırlanmış ayakkabılar kullanırlar. Bu ayakkabılar aynı zamanda ayak bileklerini de koruyucu özellik taşırlar. Atletler, sırığı el altı veya el üstü pozisyonu olarak adlandırılan iki ayrı biçimde taşırlar, 16-22 adım arası olan yaklaşma koşusuna başlar. Bu koşu yavaştan, hızlıya doğru olup, aynı tempo korunur. En yüksek hıza sıçrama noktasında ulaşılır. Sırığın saplama çukuruna yerleştirilmesini, yay gibi gerilen sırığın ucunda atletin havaya yükselmesi izler.
Bunu takiben eller ve ayaklar uzatılmış durumdayken sallanış hareketi başlar. Sallanmayı vücudu yükseltecek olan çekme hareketi izler. Bu sırada sırıkçının sırtı yere doğru olup, sırıkla daha yükselmek için itme hareketine geçer. Çıtayı geçeme sırasında önce sol elini, sırıktan çekerek sağ eliyle ittiği sırığı bırakır. Düşüşün ayaklar üzerine, konmanın da uzun oturuş vaziyetinde, kalça üzerine olduğu iniş hareketiyle atlama tamamlanır.
Sırıkla atlamalarda atlet, her yükseklik için üç atlama hakkı kullanır. Atlayıcı tespit edilen en az yüksekliğin arttırılmasını isteyebilir. Bir atlet ard arda üç başarısız atlayış yaparsa elenir. Yarışmacı isterse bir ya da iki başarısız atlayıştan sonra kalan atlayış hakkını, daha yüksek bir çıtada deneyebilir. Atlama sırasında sırık kırılması hata sayılmaz.
İkisi araç-gereçleri hazırlayıp atışları kaydeden biri de gerilmeyi gözleyip, yarışmacılarla ilgilenen üç görevli hakem vardır. Ölçüm yerden dik olarak, çıtanın üst kenarının altı kısmına kadar yapılır. Her seriden ve rekor duyurusundan sonra yükseklikler ölçülür. En yüksekten atlayan yarışmayı kazanır. Aynı dereceyi paylaşan iki atlet olursa, en son yüksekliği en az denemede aşan, yarışma boyunca çıtayı en az düşüren ya da en az deneme yapan atlet birinci olur.

Sırıkla Yüksek Atlama

Sırıkla atlama:Yatay bir çıtanın üstünden bir sırık yardımıyla atlamaya dayanan bir atletizm dalıdır.

Atlama branşlarının en zoru olan sırıkla atlama, yardımcı araç kullanılarak yapılan bir spordur. 19. yy. ortalarından beri spor yarışmalarında yer almaktadır. Ukraynalı ünlü sırıkçı Sergei Bubka, 1991 yılında dördü pistte (6.10), dördü de salonda (6.12) olmak üzere sekiz rekor kırıp, toplam dünya rekoru sayısını yirmi sekize çıkararak, sırıkla atlamanın en büyüğü olduğunu kanıtladı. Günümüzde sırıkla atlama, atlama noktasına 45 m. uzunluğundaki bir pistten koşularak yapılır.Bir çeşit akrobasi hareketi olan sırıkla atlamada, atletin başarılı olması için güçlü kollarının olması gereklidir. Uzun boylu olmak ayrıca büyük bir avantajdır. Uzun boylular, yükselişlerde üst tutuşu kolay yaparlar, enerjilerini daha ölçülü kullanırlar ve kollarla yapılan çekişlerde daha başarılıdırlar. Ayrıca rüzgar da önemli bir etkendir. Sırıkla atlamada kullanılan en önemli malzeme atlama sırığıdır. Atletler yaklaşık 5 m. uzunluğunda, 2 kg. ağırlığında, cam elyaflı fiberglass sırık kullanırlar. Bu sırıklar atletlerin boylarına ve ağırlığına göre değişiklik gösterebilir. Ancak uzunluğu ve ağırlığı konusunda bir sınırlama yoktur. Sırıklar hafif eğimli olup, elle iyi kavranabilmesi için altından ve üstünden bantla sarılmıştır. Koşu pistinin ucunda sırığı dayamak için toprağa gömülü sırık sandığı vardır. Atlet bu sırıkla havaya yükselerek iki direk arasındaki metal çıtayı aşmaya çalışır. Sırığı, 2.2 kg. ağırlığındaki metal çıtayı geçerken bırakır ve 1 m yüksekliğindeki özel mindere düşer. Sırıkla atlayan atletler, topuklarında süngerli lastik bulunan ya da bu atlayışlar için özel olarak hazırlanmış ayakkabılar kullanırlar. Bu ayakkabılar aynı zamanda ayak bileklerini de koruyucu özellik taşırlar.
Atletler, sırığı el altı veya el üstü pozisyonu olarak adlandırılan iki ayrı biçimde taşıyarak, 16-22 adım arası olan yaklaşma koşusuna başlar. Bu koşu yavaştan, hızlıya doğru olup, aynı tempo korunur. En yüksek hıza sıçrama noktasında ulaşılır. Sırığın saplama çukuruna yerleştirilmesini, yay gibi gerilen sırığın ucunda atletin havaya yükselmesi izler. Bunu takiben eller ve ayaklar uzatılmış durumdayken sallanış hareketi başlar. Sallanmayı vücudu yükseltecek olan çekme hareketi izler. Bu sırada sırıkçının sırtı yere doğru olup, sırıkla daha yükselmek için itme hareketine geçer. Çıtayı geçme sırasında önce sol elini, sırıktan çekerek sağ eliyle ittiği sırığı bırakır. Düşüşün ayaklar üzerine, konmanın da uzun oturuş vaziyetinde, kalça üzerine olduğu iniş hareketiyle atlama tamamlanır.
Sırıkla atlamalarda atlet, her yükseklik için üç atlama hakkı kullanır. Atlayıcı tespit edilen en az yüksekliğin arttırılmasını isteyebilir. Bir atlet ard arda üç başarısız atlayış yaparsa elenir. Yarışmacı isterse bir ya da iki başarısız atlayıştan sonra kalan atlayış hakkını, daha yüksek bir çıtada deneyebilir. Atlama sırasında sırık kırılması hata sayılmaz. İkisi araç-gereçleri hazırlayıp atışları kaydeden biri de gerilmeyi gözleyip, yarışmacılarla ilgilenen üç görevli hakem vardır. Ölçüm yerden dik olarak, çıtanın üst kenarının altı kısmına kadar yapılır. Her seriden ve rekor duyurusundan sonra yükseklikler ölçülür. En yüksekten atlayan yarışmayı kazanır. Aynı dereceyi paylaşan iki atlet olursa, en son yüksekliği en az denemede aşan, yarışma boyunca çıtayı en az düşüren ya da en az deneme yapan atlet birinci olur.