Dolar Neden Durdurulamıyor?

08.08.2018 22:48 | Son Güncelleme 54 dakika önce

ABD ile yaşanan gerilimin tırmanması ve Amerika’nın İran’a yönelik yaptırımlarının başlaması nedeniyle Türk Lirası dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Peki, uzmanlar ve vatandaş doların lira karşısında değer kazanmasıyla ilgili neler düşünüyor?

İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ekonomist Yrd. Doç. Dr. Oğuz Demir, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada Türk Lirasının dolar karşısında değer kaybını farklı faktörlere bağladı.

Amerika Merkez Bankası’nın faiz artırım süreci ve paranın biraz daha gelişmiş ülkelere doğru gidişinin Türkiye gibi ülkelerden fon çıkışı anlamına geldiğini söyleyen Demir, bu durumun doların artmasına sebep olduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Oğuz Demir, yine uluslararası anlamda Amerika’nın başta Çin olmak üzere bazı ülkelere ticaret savaşlarına yönelik hamlelerde bulunmasının Türkiye için riskler oluşturduğuna dikkat çekti.

Demir’e göre, Türkiye’nin Batı ile olan son dönemdeki gerginliklerinin artması ve kendi ekonomisi içerisindeki yapısal sorunların derinleşmesi de doların artmasına neden oluyor. Türkiye’de doların artmasını tetikleyen birçok etkenin bulunduğunu dile getiren Demir, doların rekor kırmasının temel nedenini ise ulusal siyasi ve ekonomik sorunlara bağladığını ifade etti. Bu sorunların devam etmesi halinde dolarda yeni rekorların kırılacağını söyleyen Ekonomist Oğuz Demir, dolardaki yükselişi önleyebilmek için Türkiye’nin yapısal sorunların çözümüne dair somut adımlar atması, uluslararası gerginliklerin bir parçası olmaktan kaçınması ve yeniden hukuk temelli bir siyasal zeminde yoluna devam etmesi gerektiğine dikkat çekti. Demir’e göre, bunun dışında Merkez Bankası’nın faiz artırması ya da hükümetin orta vadeli programlar hazırlaması sadece geçici iyileşmeler sağlayacak.

Çok uzun zamandır bir tüketim ekonomisinin hakim olduğunu anlatan İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Demir, bu tüketim ekonomisinin bir üretime dayanmadığını söyledi ve ekledi: “Türkiye’de tüketim büyüdüğü için ithalat artıyor ve Türkiye ihracatta o kadar güçlü değil. Bu yüzden büyük bir dış ticaret açığı var. Diğer taraftan tasarruf oranı yüksek olan bir ülke değiliz. Uzun yıllardır, yaklaşık son on yıldır Türkiye’de büyümenin finansmanını sağlayacak olan tasarruflar yurtdışından transfer ediliyor. Yani dış borçla finanse edilen büyüme yaşandı. Artık bu borçların vadeleri geliyor. Bu borçları dünyadaki konjonktürden ötürü aynı şartlarla yenileyemiyorsunuz. Üzerine bir de kendi ülkeniz içerisinde yarattığınız güvenilir olmayan ortam ortaya çıktığında daha yüksek finansman maliyeti ortaya çıkıyor. Türkiye’nin döviz açığı en yapısal problemi. Buna bağlı olarak artan döviz ve artan enflasyon bizi bu sarmalın içerisine sokmuş durumda. Bu üç sorunun kalıcı bir şekilde çözümüne ilişkin adımlar atılmadığı sürece Türkiye ekonomisi bu tip sarsıntıları maalesef yaşamaya devam edecek gibi gözüküyor.”

24 Haziran seçimi ile Türkiye’de bir sistem değişikliğine gidildiğini ve bu sistem değişikliğinin bürokraside bir azalma, daha hızlı hareket etme gibi etkilerinin olacağını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Demir, seçimden bu yana geçen sürenin, bu düzenlemeleri yapmak için yeterli bir süre olmadığına dikkat çekti ve Türkiye ekonomisinin seçimden önce var olan ekonomik sorunlarının sadece bir sistem değişikliğiyle çözebilmenin çok da mümkün gözükmediğine dikkat çekti.

Vatandaş doların yükselişinden endişeli

Türk halkı doların sürekli yükselişi hakkında ne düşünüyor? Amerika’nın Sesi’nin mikrofon uzattığı vatandaşlardan bazıları dolardaki yükselişin Türkiye’yi olumsuz etkileyeceğini düşünmediğini belirtirken bazısı ise bu durumun çok büyük ekonomik sorunlara neden olacağını belirtti.

Üniversite öğrencisi Emin Yeşilöz, hükümetin ekonomik alanda yaptığı hamlelerin ne gibi sonuçlar doğuracağını kestiremediğini ve dolardaki yükselişin kendilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Önümüzdeki günlerde düzelme beklediğini söyleyen Yeşilöz, biraz sabredilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Güler Baylan, Türk piyasasının çok da iyi olmadığını, dolardaki yükselişin bu durumu daha da olumsuz yönde etkileyeceğini ifade etti.

Makine Mühendisi Ali Erbil, dolardaki yükselişin bir sebebinin de Türkiye’nin Amerika ile son zamanlarda yaşadığı siyasal sorunlardan kaynaklandığını ancak sorunlar çözülse bile dolarda bir düşüş beklemediğini dile getirdi. Ticaretin dövizle yapıldığını ve petrolün dövize endeksli olduğunu söyleyen Erbil, dolardaki yükselişten olumsuz etkilendiğini belirtti.

Tezgahtar olan Behçet Yazıcı, dolarda bir değer kaybı beklemediğini, dolar ile alınan tüm ürünlerin zamlandığını ve kendilerini ekonomik olarak olumsuz etkilediğini söyledi.

Emekli Aydın Özçelik, dolardaki artışın sebebini, Avrupa ülkelerinin Müslüman ülkelere yönelik politikalarına bağladığını ve Türkiye’yi güzel günlerin beklediğini söyledi.

İşletmeci Necip Asker, herkesin kazandığı ölçüde harcama yapması gerektiğine değinerek hükümetin sokağa çıkıp insanların nasıl geçindiklerine bakmaları ve bunlara bir çare aramaları gerektiğini söyledi.

Öğrenci Muhammed Deniz, hükümetin ekonomik kalkınma planlarının olumlu sonuç vereceğine inandığını söyledi.

Abdullah Sarı ise dolardaki artışın Türkiye için iyi olmadığını ancak bu şekilde Türkiye’nin ekonomisinin yıkılmayacağını ifade etti.