Kalan 12 günde AKP’ye oy vereni de, kararsız olanı da ikna edeceğiz

Buldan şu ifadeleri kullandı: 

Ali İsmail Korkmaz’a, Abudullah Cömert’e, Ahmet Atakan’a rahmet diliyoruz. Onların mücadelesi bizim mücadelemiz. Biz inanıyoruz ki, bu mücadele büyüyecek, çoğalacak. Bu mücadeleyi çoğaltırken onların ölümüne sebep olan, onların aramızdan ayrılmasına sebep olan AKP’ye hesap soracağız. 

Onların mücadelesi büyüyecek. Bu ülkenin tarihi acılarla dolu. Bu acılar yaşanırken önümüze çıkan hiçbir gücü tanımadık. Bundan sonra da AKP’yi de Recep Tayyip Erdoğan’ı da asla tanımayacağız. 

AKP’nin 16 yıllık iktidarında bu coğrafyada büyük acılar yaşandı. Her kent bir katliamla anılıyor. Bu katliamları yapanlar asla yargılanmıyor. Bu acıları bizlere yaşatanları mutlaka yargı önüne çıkaracağız. Onlardan hesap soracağız. 

HDP Antakya gibidir, halklar mozaiğidir 

HDP bugün burada gördüğünüz topluluk gibi, Hatay gibi halklarımızın mozaiğidir. Ermeni, Süryani, Arap, Türk, Kürt kardeşlerim, Alevi, Sünni kardeşlerim barış içinde yaşıyor. Hatay’da halklar barış içinde bir yaşam istiyor. Bu bölgede yaşayan halklar barış içinde yaşarken, AKP buraya da acı yaşattı, bedel ödetti. Suriye’deki yanlış politikaların buraya yansıması, halklar üzerinde büyük etkiler bıraktı. Hem ekonomi, hem sosyal hem siyasi olarak yansıdı. Suriye’deki yanlışlar burada da hissedildi. 

 

hdp---1.jpg

 

Kendi gelecekleri için savaş girdabına düştüler

Biz Suriye konusunda AKP’yi uyardık. Suriye’nin iç meselesine karışmayın, Afrin’e gitmeyin, bombalamayın dedik. Oraya atılan bombalar Hatay halkının sofrasına düştü. Afrin’e atılan bombalar Afrin halkının yüreğine düştü. Ama kendi gelecekleri için savaş girdabına girdiller. 

Şimdi de gideceklerinin farkındalar ve yeni savaş kararları alıyorlar. Afrin’den sonra şimdi de Kandil ve Mahmur’a yönelik savaş kararı alıyorlar. Ama halklar Afrin’i onaylamadığı gibi Mahmur’a da Kandil’e de gitmenize onay vermiyor. Bu ülkeyi savaşla yönetme planının Türkiye halklarına bir faydası yok. Savaş kan demek, ölüm demek. Çocuklarımızın, askerlerin, polislerin, sivillerin, eşitlik mücadelesi verenlerin toprak altına düşmesi demek. Bu ülke savaşla yönetilecek bir ülke değil. Bu ülkenin barışa ihtiyacı var. HDP bunun için var, bunun için mücadele ediyor. 

Recep Bey’in kafası karışık çünkü Demirtaş rüyalarına giriyor

Kaybedeceklerini anladılar. Görüyorlar. Sevgili Selahattin Demirtaş’ı 6-8 Ekim olaylarından sorumlu tutmaya çalışıyorlar. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Recep Bey, tarihleri gittiği yerleri karıştıran, nerede olduğunu bilmeyen Recep Tayyip Erdoğan; buraya gelir, Diyarbakır’da olduğunu zanneder. Çünkü kafası karışık. Bunun sebebi her gece rüyasında Selahattin Demirtaş’ı görmesi. 

Selahattin Demirtaş barışın, kardeşliğin teminatıdır

Buradan Recep Bey’e sesleniyoruz, sizin 53 kişinin ölümünden sorumlu olduğunu söylediğiniz Selahattin Demirtaş  barışın, kardeşliğin teminatıdır. Keşke bu tür yalanlar iftiralar yerine Selahattin Demirtaş’ı özgür bıraksanız. Seçim kampanyasını dışarıdan yürütse, size dışarıdan cevap verebilse. Bunu yapamıyor ama sosyal medyadan bile cevaplarını çok güzel veriyor. İnanın Demirtaş’ın sosyal medyadaki takipçileri Recep Tayyip Erdoğan ve Binali YIldırım’ın meydanlarda topladığında çok daha fazla. 

İnsanlar Erdoğan’ı da biliyor Demirtaş’ı da 

İnsanlar Recep Tayyip Erdoğan’ı da biliyor, Demirtaş’ı da biliyor. Attıkları yalanlar Recep Beyi kurtaramayacak.Yol gözüktü Recep Bey gidiyorsun, Abbas yolcu. 

Bizim 9 milletvekilimiz de cezaevinde, belediye başkanlarımızın yerine kayyumları atadılar. Kayyumlar Kürt halkının bütün değerlerine hakaret etti. Buradan söz veriyoruz. Hem parlamento seçiminde hem de yerel seçimlerde, hem Recep Tayyip Erdoğan’a  hem de kayyum anlayışına sandıkta ders vereceğiz 

Türkiye halkları tarihine bağlıdır. Geçmişini unutmaz. Geçmişte bizlere yapılanları, katliamları, inkarları, imhaları asla unutmayız. Bizler Cizre’yi, Nusaybin’i, Gever’i, Silopi’yi asla unutmayız. Bütün bunların hesabını sandıkta sorarız. Biz gittiğimiz her yerde bunu görüyoruz. Gözlerinizdeki ışıltıdan görüyoruz. Herkes kararını vermiş. Şöyle diyor halklar: “AKP düştü düşecek”.

Kalan 12 günde AKP’ye oy vereni de, kararsız olanı da ikna edeceğiz

Çok fazla zamanımız yok. Sadece 12 gün var. 12 günde çalmadık kapı, tutmadık el bırakmayacağız. Herkesi ikna edeceğiz. AKP’ye oy vereni de, kararsız olanı da ikna edeceğiz. AKP’nin yaptıklarını, HDP’nin yapacaklarını anlatacağız. Biz onlar gibi kimseyi tehdit etmiyoruz. Valileriyle, kaymakamlarıyla  dolaşıp tehditler savuruyorlar. Ama halkımız bize gönülden bağlı 

Bir kere HDP’ye oy verin, bir daha asla kopamazsınız

Bu dönem 2 buçuk milyondan fazla yeni seçmen var. Genç yoldaşlarım, bir kere HDP’ye oy verin, bir daha asla kopamazsınız. Bizi ayakta tutan gençliktir, kadınlardır. Sandıkları kadın arkadaşlarıma emanet ediyorum. Kadınların sahip çıktığı sandıklardan kimse oy çalamaz. Orada kadın eli vardır. 

HDP rüzgarı sandıklardan fışkıracak

Antakya milletvekili adaylarımızı halkımıza emanet ediyorum. Onlara sahip çıkın, onları Parlamento’ya gönderin, sizin sesiniz olsunlar. Bu inançla başaracağımıza inanıyorum. Biz halklarımıza güveniyoruz. Antakya halkına güveniyoruz. Kürtlere, Türklere, Araplara, Ermenilere, Süryanilere, kadınlara, gençlere güveniyoruz. HDP rüzgarı almış başını gidiyor, HDP rüzgarı sandıklardan fışkıracak. Çünkü hava bizden yana, deniz bizden yana, toprak bizden yana, su bizden yana. İnanalım ve kazanalım, mutlaka kazanalım. Mutlaka kazanacağız. 25 Haziran AKP’siz ve Recep Tayyip Erdoğan’sız bir tarih olacak. 

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Dörtyol ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında konuşarak, şu ifadeleri kullandı: 

Diyorlar ki “2023’e kadar ülkeyi biz yöneteceğiz”, oysa bilmiyorlar ki 24 Haziran onların son kullanma tarihidir. 13 yıl daha istiyorlar oysa 13 günleri kaldı. Bu halk onlardan çok çekti. O yüzden herkes kararını verdi. Aleviler, Araplar, Kürtler, Türkler kararını verdi.

Öyle bir oy alacağız ki 7 Haziran kıskanacak

Bu başarı Türkiye halklarının zaferi olacak. Bugün sevgili Kışanak’tan bir mektup aldım. Kışanak diyor ki “öyle bir oy alacağız ki 7 Haziran bile bizi kıskanacak.” 7 Haziran gerçekten bizi kıskanacak, biz 7 Haziran’da büyük bir başarı elde etmiştik ancak o başarımızı hazmedemediler ve müdahale ettiler. Ülkemizi tekrar seçime zorunlu hale getirdiler. Ancak şuna inanın 7 Haziran’ın 1 Kasım’ı olmayacak. 24 Haziran’ın asla 1 Kasım’ı olmayacak, buna izin vermeyeceğiz, başarımızı kabul edecekler. Çünkü bu ülkede kimse onların siyasetini onaylamıyor.

Ülkeye barış gelmeden önce Hatay’a Barış Atay geldi

Bu ülkeyi savaşla yönetiyorlar. Kanla, mezhepçilikle, ayrımcılıkla yönetiyorlar. Halklar arasında bir ayrılık yarattılar. Halkları birbirine düşman ettiler. Oysa Türkiye toplumu barış istiyor. Bu ülkeye barış gelmeden önce bir Barış Hatay’a geldi, Barış Atay geldi. İşte sevgili Barış Atay’ın ayağı bizlere uğur getirecek, buna inanıyorum.

Biz bu ülkenin güvencesiyiz 

Sevgili halkımız, bizler yaşadığınız sorunları biliyoruz. İşçilerin ve emeklerin nasıl sömürüldüğünü biliyoruz, tarım işçilerinin başka yerlere gittiğini, ekmek parası için günlerce çalıştığını ve ırkçı saldırılara uğradıklarını biliyoruz. Bütün sorunlarınızı HDP çözecek. İşçinin de, emekçinin de, kadının da sorununu çözeceğiz. Biz bu ülkenin güvencesiyiz. Biz bu ülkeye demokrasi, kardeşlik ve herkesin bir arada yaşayabileceği bir yaşam teklif ediyoruz. Bunun için 24 Haziran bir fırsattır, bu fırsatı kaçırmayalım. Bunu kaçırırsak böyle bir fırsat artık elimize geçmez.

Bu ülkenin güvencesi sadece HDP değil, aynı zamanda Edirne Cezaevi’nde olan Cumhurbaşkanı adayımız Sevgili Demirtaş’tır. O özgürlük 24 Haziranda mutlaka gerçekleşecek, söz veriyoruz. Bu ülkeyi Demirtaş’ın yönettiğini düşünün, barıştan yana olan, gönlü sevdiğinden yana olan, asla ayrım yapmayan, herkesin kendi inancına göre yaşadığı bir hayatı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı’nı düşünün… Bu Cumhurbaşkanı ki asla adaletsizlikten yana olmadı. Her zaman demokrasiyi ve barışı savundu. Ama bugün onu Edirne Cezaevi’nde tutuyorlar. Buradan size de Demirtaş’a da söz veriyoruz. 24 Haziran’da bütün bunların hesabını soracağız. 24 Haziran’da sandıklardan HDP ve Demirtaş fışkıracak.

Sizlere yürekten güveniyoruz. Biliyoruz ki kararınızı vermişsiniz. Sandıklarınıza, oylarınıza sahip çıkacaksınız. Asla kimsenin çalmasına izin vermeyeceksiniz, çünkü onlar hırsız biliyorsunuz, hırsızlıklarıyla ün salmışlar. Herkes biliyor, herkes buna tanık. AKP Hükümeti’nin hırsızlıkta, yalancılıkta üstüne kimse yok ama artık onlara prim yok. Hep birlikte onları göndereceğiz.

Alevilerin inancını tanımayanlardan hesap soracağız

12 gün sonra yapılacak olan seçimde oylarımızı kullanırken elimize vicdanımıza koyacağız. Cezaevlerinde rehin tutulan arkadaşlarımıza, yaşamını yitiren tüm  yoldaşlarımızın ailelerine söz verdik, Suruç’ta, Ankara’da, Roboski’de, Reyhanlı’da yaşamını yitirenlerin ailelerine söz verdik, onlardan hesap sormak bizim boynumuzun borcudur. Bu mücadeleyi bunun için veriyoruz. Bu mücadele onurlu bir mücadeledir, asla sekteye uğramaz. Biz direnişi olan, inancı olan bir gelenekten geliyoruz. Kayıplarımız oldu, köylerimiz yakıldı yıkıldı ancak kimsenin önünde diz çökmedik. Erdoğan’a da diz çökmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz. Kim ki Kürtleri inkar etti, Alevilerin inancını yok saydı, Arapları tanımadı, işte onlardan hep birlikte hesap soracağız. Bu devran değişecek, bu değişimi hep birlikte gerçekleştireceğiz.

Çok zamanımız yok, sizlerden de rica ediyoruz, herkes seferberlik ruhuyla çalışmalı, bunların gideceğine olan inançla çalışmalı. Her kapıya gidin, herkesin yüreğine dokunun. Onlar insanları tehdit ediyorlar, biz kimseyi tehdit etmiyoruz, ikna ediyoruz. Bu anlayışla herkese ulaşacağız. Sizden de böyle bir sorumluluk istiyoruz, bunu yerine getirin ki 25 Haziran Erdoğan’sız olsun.