Siz zahmet etmeyin!

20 Temmuz 2016’da darbecilerle mücadele adına 3 ay OHAL ilan edildiğinde o dönem hükümet sözcüsü olan Numan Kurtulmuş, OHAL’in 3 aydan önce kaldırılabileceğini söylemişti. Ama OHAL ve KHK yetkisi Erdoğan’ın kurmak istediği tek adam rejimini fiilen yürütmesine olanak sağladığı için OHAL o günden bugüne 7 kez (her üç ayda bir) uzatıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Nisan’da açıkladığı 24 Haziran’da baskın seçim kararının ardından 21 Nisan’da yapılan DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) toplantısında OHAL’in 8 ve 9. kez de uzatılabileceğini söylemişti. Çünkü o gün baskın seçim kararıyla muhalefeti hazırlıksız yakalamanın ve ötesinde seçim yasalarını ittifak kurduğu MHP ile birlikte kendi lehine düzenlemiş olmanın rahatlığı içindeydi. Dahası iktidar, Afrin operasyonu ile yaratılan milliyetçi dalgayı seçimlerde oya dönüştürebileceğinin hesaplarını yapıyordu. İşte o yüzden Erdoğan, o güne kadar OHAL’in kaldırılmasını isteyen herkese aynı soruyla yanıt veriyordu: “Siz OHAL’den niye rahatsız oluyorsunuz?”

Ancak ne olduysa Erdoğan son günlerde OHAL konusunda farklı açıklamalar yapmaya başladı. 8 Haziran’da katıldığı televizyon yayınında “Seçimden sonra OHAL kalkabilir” diyen Erdoğan, önceki gün katıldığı bir başka yayında bu kez “Seçimden sonra ilk işimiz OHAL’i kaldırmak olacak” dedi.

Bu kez biz soralım Erdoğan’a: OHAL bu kadar iyiyse niye kaldırıyorsunuz?

Ama biz bu sorunun yanıtını da biliyoruz: Çünkü kurduğunuz bu baskı rejimi toplumun büyük kesimlerini rahatsız ediyor ve bu nedenle seçimleri kaybedebileceğinizi görüyorsunuz!

Evet, bugün AKP’ye oy veren emekçiler içinde bile azımsanmayacak düzeyde OHAL nedeniyle işini kaybetme ya da herhangi bir hukuksuz uygulamaya maruz kalma kaygısı yaşanıyor. Erdoğan, bugüne kadar bunu görmediği/göremediği için değil; kurduğu bu baskı rejimini zora sokacak güçlü bir halk muhalefeti ortaya çıkmadığı/çıkamadığı için her yerde ve fırsatta OHAL’i savunmaya devam etti. Ancak seçim süreci ve bu süreçte muhalefet adaylarının mitingleri, bu baskı rejimine karşı halkın tepkisini görünür kıldı. Görünür kıldıkça da Erdoğan iktidarını seçimleri kaybetme korkusu sarmaya başladı.

Bu arada Erdoğan’ın “OHAL’den niye rahatsız oluyorsunuz?” sorusuna da kısa da olsa bir yanıt vermek gerekiyor.

OHAL’den rahatsız oluyoruz, çünkü kamuda yüz bini aşkın insanı hakkını arayabileceği hiçbir açık kapı bırakmadan ihraç ettiniz.

OHAL’den rahatsız oluyoruz, çünkü defalarca açıkladığınız gibi OHAL’i işçi grevlerini yasaklamak için kullanıyorsunuz.

OHAL’den rahatsız oluyoruz, çünkü onlarca gazete, TV, radyo, yayınevi, dergi ile yüzlerce derneğe sorgusuz sualsiz kilit vurdunuz.

OHAL’den rahatsız oluyoruz, çünkü 94’ü DBP-HDP’li olmak üzere 99 belediyeye tıpkı darbe dönemlerinde olduğu gibi kayyım atadınız. Aralarında parti eş başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanlarının yer aldığı binlerce siyasetçiyi tutukladınız.

OHAL’den rahatsız oluyoruz, çünkü bugün de ülkenin birçok kentinde OHAL gerekçesiyle valilikler her türlü gösteri, açıklama ve hak eylemini yasaklamaya devam ediyor.

Anlayacağınız OHAL’den rahatsız oluyoruz, çünkü darbecilerle-FETÖ ile mücadele adı altında ilan ettiğiniz OHAL ve çıkardığınız KHK’leri iktidarınıza karşı gördüğünüz bütün toplum kesimlerini baskı altına almanın aracına dönüştürdünüz.

Bir kez daha belirtmek gerekiyor: Bugün Erdoğan’ın “OHAL kalkacak” demek zorunda kalmasının nedeni, seçim sürecinde halkın geniş kesimlerinin bu baskı rejimine karşı tepkisinin görünür hale gelmesidir. Ancak bu vaadin OHAL’in kalkmasını isteyen geniş toplum kesimlerinde beklenti yaratma şansı da bulunmuyor. Çünkü Erdoğan kazanırsa, OHAL kalksa bile OHAL’den beter devletin bütün yetkilerini elinde toplayan bir tek adam rejimi olacak. Öte yandan OHAL’in kaldırılması, zaten bütün muhalefetin birleştiği bir konudur (Uzunca bir süredir Erdoğan rejimine yamanmaya çalışan ve Erdoğan’dan daha ağır bir baskı rejimini “vadeden” Perinçek’i muhalefet saymazsan tabii).  

Dolayısıyla mesele sadece OHAL’in kaldırılması değil, yerine neyin konacağı meselesidir. Çünkü bugün “OHAL kaldırılsın” diyen geniş halk kesimleri OHAL’in yerine Erdoğan’ın ‘tek adam rejimi’nin kurulmasını değil; aksine baskının, şiddetin, adaletsizliğin, eşitsizliğin, hukuksuzluğun son bulmasını, yani ülkenin demokratikleştirilmesini istiyor.

Dememiz odur ki, bugün ülkenin demokratikleştirilmesinin bir ilk adımı olarak OHAL’in kaldırılmasının en kestirme yolu, Erdoğan iktidarının 24 Haziran seçimlerinde yenilgiye uğratılmasıdır. O yüzden bugün sıkıştığı için “OHAL kalkacak” diyen Erdoğan’a söylenebilecek tek bir söz var: Siz zahmet etmeyin, halk zaten gereğini yapacak!